Niyazi Koç yazdı...
Türkiye günlerdir İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda Belediye personelinin önce gözaltına alınması ve daha sonra tutuklanması üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısından sonra Saraçhane de ve bir çok yerde toplu gösteriler oldu ve hamasi nutuklar atılırken olayın sadece siyasi yanı vurgulandı.
Bu olayı Erdoğan’ın siyasal hamlesi olarak okuma eğilimi olarak görülmesi oldukça güçlü bir eğilim. Normal şartlarda bu olayın toplumsal muhalefet dalgasının daha da yayılmasına neden olabilirdi. Ama işin ilginç tarafı ise İmamoğlu’nun masumiyetin inananların neredeyse olmamasıdır. Aslında muhalefetin içinde debelendiği asıl çıkmaz ise ‘’ama onlar da yapmıştı’’ niye bizimkilere bu işlemler yapılıyor vurgusudur.
Türkiye’de siyasetin felsefeye,akla,bilime ve vicdana ihtiyacının bu kadar acil olduğu bir dönem
olmamıştı. Eleştirdiğimiz insanlar ve yapılar gibi olmak içine girilen çıkmaz değil midir? Öte yandan Özgür Özel’in yabancı devlet ve partilerden iç işlerimize karışmasını istemesi ve yabancılara açık şekilde şikayetçi olması da gelinen durumu ortaya koymaktadır. CHP’lilerin her ortamda sarıldıkları ‘’Atatürk’ün partisiyiz’’ söylemine ne kadar uyumludur?
Atatürkçülüğün tam zıddı olan Batı’ya tabii olmak, NATO ve AB’ye sadakat mesajları bırakıl toplumun bir kesimini ikna etmeyi CHP’nin tabanında bile tedirginlik ve kararsızlık yaratmaktadır. Erdoğan’ı halen BOP eş başkanı olarak gören,ABD’nin has ortağı olduğuna inanan ve NATO’’ya karşı çıkan ve bunlara karşın halen kendini Türkiye cephesinde gören CHP tabanı bu söylemler ile açıkça ofsayt’a düşürülmüştür.
İmamoğlu yabancı büyükelçiler ile görüşerek açıktan açığa ‘’asıl aradığınız adam benim’’ mesajı verdiği kamuoyunun malumudur. Özgür Özel’in yabancı basın organlarına yaptığı açıklamalar NATO ile müttefikliğimizi güçlendirelim derken ardından İngiltere ve Almanya’ya a çağrıda bulunarak ‘’bizi yalnız bıraktınız’’ ve ‘’çok kırgınız’’ diyerek CHP’de tabanın özlemleri ile yöneticiler arasında makasın ne kadar açıldığının göstergesi değil midir?
Gelinen durumda muhalefet sözcülerinin en temel sorunu yaptıkları ile söyledikleri arasındaki açıklığın yapısal sorun olduğunu bir kez daha gösterdi. Yapılanlar ile söylenenler arasında ki açıkça inanma ve güvenme sorununu da beraberinden getirmektedir. Kitlelerin yaşadığı sorunlar çözme konusundaki samimiyetleri ile arkasında yürüdüklerinin dünyası onlardan çok farklı ne yazık ki. CHP’nin ofsayttan çıkmak için önce bu gerçeği anlamaları gerekiyor.